582785_397894603634167_2043521604_n[1]

Ailenin 3. çocuğu olarak 91′de 1′inci ayın 22′sinde dünyaya geldim.

Kendimi XY kromozomlu bir Homo Sapiens Sapiens (erkek bir insan evladı) olarak tanımlayabilirim.

İlkokulu 3-4 okul değiştirerek anca bitirebildim, sorun benden kaynaklanmıyordu atalarımıza saygılı bir aile olduğumuzdan göçebe hayatını pek severdik, sonunda bir yerlerde durmayı başardık, son 2 sınıfı da okuyarak Çankaya’da bitirdim ilkokulu, daha sonra tanıdıkların da vasıtasıyla aşina olduğumuz bir liseye kayıt yaptırdım, bölümüm güzeldi kulağa da hoş geliyordu “Bilgisayar Bölümü” daha ne olsun değil mi?

Bilgisayar sektörünün o kadar dalı var ki, dalları arasında kendine yol seçmeye çalışırken bir anda bilgi topluluğu içinde kayboluveriyor insan.

Beni başlarda bu dala iten neden belki de buydu, çünkü sonunu bilmediğim ve kendimi geliştirebileceğim yeniliklere karşı hep bir ilgi duymuşumdur.

Bunun yanında sosyallikten uzaklaşmak benim için değil, eğlenceyi severim ben, kahkaha atmayı, eğlenmeyi, eğlendirmeyi, mutlu etmeyi severim, etrafımdakilerin mutlu olduğunu görerek daha da mutlu olurum.

Eve ilk bilgisayarı aldığımızda kurmak için gelen ve üzerinde bir bilgisayar firmasının logolu süveteri olan teknik servis personelini gördükten sonra hayallerimi süsleyen teknik servislik işi, daha sonra bu işi bir sene süreyle yaptıktan sonra kendisinden soğutmaya yetmiş ama yine de içimde bir ukte olarak kalmıştır.

Bilgi teknolojilerine olan ilgim ve sorun çözme yeteneğimin beni iyi yerlere getireceğine eminim.

Onun dışında bir çok alanda edindiğim iş tecrübelerini şuan içinde bulunduğum bilgi sektörüyle harmanlamanın sonucunda iyi işler çıkaracağıma da eminim.

Akademik kariyere gelecek olursak; ön-lisans olarak okuduğum bölümden “Bilgi Uzmanı” etiketiyle mezun olduktan sonra çok sevdiğim bilgi sektöründe devam etmek istedim ve yine bu alanda halen Lisans derecesini almış bulunuyorum.

Sizlerin de hayata bakış açınızı destekleyecek bir meslekle karşılaşmanızı ve karşınıza çıkacak bir çok iş, proje ve fırsatları değerlendirmeniz dileğiyle.

Ve son bir kaç alıntı mısra ile birlikte esenlikler dilerim..

Ayağımızı gazdan yavaş yavaş çekelim ve biraz mola verip ruhumuzun da bize yetişmesini bekleyelim artık.
Aceleye ne gerek var?

Hayat yalnız biz izin verdiğimiz gibi geçer. İyi ya da kötü hızlı ya da yavaş…
Her şey bizim elimizde, sevgi de, aşk da, başarı da. Ama ancak kendi ruhumuzla buluştuğumuzda..